ZAYIFLAMA
PROF DR METIN ÖZATA
Fazla kilolardan kurtulmanin ilk yolu saglikli ve dengeli beslenmek ve egzersizi artirmaktir. Zayiflayacagim diye aç kalmak, çok az veya dengesiz beslenmek, ögün atlamak, kahvalti yapmamak ve tek gidaya dayali yanlis diyet veya beslenme aliskanliklari, vücudunuzda birçok hastaligin ortaya çikmasina neden olabilecegi gibi, verilen kilolarin hemen geri alinmasiyla sonuçlanir. Önemli olan, günlük kalori alimini, vücudun temel besin ihtiyacini karsilamayi göz ardi etmeden, saglikli ve dengeli bir sekilde ayarlamak ve bunu sürdürmektir. Burada yapmamiz gereken akilci gida seçimidir ve bunun yolu da glisemik indeksi düsük olanlari tercih etmektir.
Zayiflamak ve yasaminizi saglikli bir kiloda sürdürmek istiyorsaniz piyasadaki bilimsellikten uzak diyet kitaplarina, internetteki siradan diyet listeleri veya zayiflama metotlarina fazla ragbet etmemenizi, öncelikle GI diyetini ögrenmenizi öneriyorum. Zayiflama yapan mucizevi ilaç veya diyetler pesinde kosmayiniz. Böyle bir yöntem veya ilaç su an dünyada yoktur. Bu tür yöntemlerle baslangiçta belki biraz kilo verirsiniz ancak daha sonra yine kilo alirsiniz.
Glisemik indeks (GI), karbonhidratlarin kan sekerini yükseltme gücünü gösteren bir kavramdir. Önceleri seker hastalari için gelistirilmis ise de daha sonra yapilan bilimsel çalismalar glisemik indekse dayali beslenmenin kilo kontrolü sagladigi ve kronik hastaliklardan bizi korudugunu ortaya koymustur. Zayiflamak ve saglikli olmak için’’GI diyeti’’ dedigimiz bu beslenme tarzinin herkese faydali olacagi açiktir. Özellikle kilo vermek isteyenler, atistirma ataklari olanlar, reaktif hipoglisemi dedigimiz kan sekeri düsüklügü olanlar, seker hastalari ve metabolik sendromu olanlarin mutlaka bu sekilde beslenmesi gerekir.
Kalici ve basarili zayiflamanin temel kurali yasam tarzi degisikligi yaninda beslenme degisikligi yapmaktir. Diyetlerle kilo verilip tekrar alinmasinin baslica nedeni yasam degisikligi yapmamak veya eski beslenme aliskanliklarini tekrar baslamaktir.
Eriskin yaslarda kilo almaya veya obeziteye neden olan baslica faktörler hareketsizlik ve asiri beslenmedir. Bunun disinda yasin ilerlemesiyle de kilo almaya baslariz. Kadinlar için kilo aliminin en fazla oldugu dönemler gebelik, emzirme ve menopoz dönemleridir. Kadinlarda dogum sayisi arttikça kilolarin da arttigi gözlenir. Tiroid bezi yetmezligi (hipotiroidi), reaktif hipoglisemi denilen kan sekeri düsüklügü, böbreküstü bezinin asiri kortizol üretmesi ve yumurtaliklardaki kistlerle karakterize polikistik over hastaligi gibi hormon bozukluklari da kilo aliminin önemli nedenleridir.Evlendikten sonra düzenli yeme döneminin baslamasi veya sigarayi birakinca istahin artmasi da kiloyu artiran olaylardir. Suyun az içilmesi, asiri alkol kullanimi, depresyon ve bazi psikolojik sorunlar, emeklilik ve gece vardiyasinda çalismak gibi, bazi sosyal ve psikolojik nedenler kilo aliminda önemli etkenlerdir. Anne ve babamizdan aldigimiz genetik yük de kilo aliminin önemli bir nedenidir. Anne ve babanin fazla kilolu olmasi veya seker hastasi bir anneden dogmak da kilo alma açisindan risk anlamina gelir.
Kilo almada yanlis yemek yeme aliskanliklarinin da önemli bir yeri vardir. Bunlari söyle siralayabiliriz:
- Hizli yemek yemek, büyük lokmalar halinde yemek, az çignemek ve çatali-kasigi elinden hiç birakmamak
- Ögün atlamak, ögün aralarinda devamli atistirmak
- Televizyon seyrederken, kitap veya gazete okurken yemek yemek
- Üzüntü ve sikintili durumda asiri yemek yemek
- Çok fazla yemek yemek
- Ziyaret ve davetlere sik katilmak, tatli ve seker ikramlarini reddetmemek
- Aksam yemeginden sonra, yatincaya kadar devamli bir seyler yemek
- Az su içmek
- Aksam eve gelince yemege kadar abur-cubur yemek
Hormon Bozukluklarina Bagli Fazla kiloluluk:
Bazi hormon bozukluklari kilo almanin önemli bir nedenidir. Fazla kilolu bir kiside bu hormon hastaliklarinin olup olmadigi mutlaka arastirilmalidir. Kilo almanin sik görüldügü hormon hastaliklari, siklikla tiroid bezi yetmezligi veya böbreküstü bezinin asiri çalismasidir.
Tiroid bezi boynumuzda bulunan, kelebek seklinde bir salgi bezidir ve metabolizmamizi kontrol eden tiroid hormonlarini salgilar. Tiroid hormonlarinin T3 ve T4 olmak üzere iki tipi vardir. Bu hormonlar az salgilandiginda,
hipotiroidi dedigimiz hastalik olusur, metabolizma az çalisir ve sonunda kilo alinir. Tiroid ameliyati geçirenlerde, Hashimoto tiroiditi denen tiroid hastaligi olanlarda ve 50 yasindan sonra kadinlarin çogunda tiroid bezi yetmezligi gelisir. Bu kisilerde halsizlik, yorgunluk, el ve yüzde sisme, unutkanlik, kan yaglarinda yükseklik ve en önemlisi kilo alma olur. Fazla kilolu kisilerde mutlaka tiroid hormon tetkiklerinin yapilarak tiroid bezinin az çalisip çalismadigi kontrol edilmelidir. Tiroid bezi yetmezliginin tedavi edilmedigi fazla kilolu kisilerde kilo vermek çok zordur. Bu hastalarda tiroid hormonu tedavisiyle TSH hormon düzeyinin normal sinirlarda olmasinin saglanmasi gerekir.
Reaktif hipoglisemi dedigimiz kan sekeri düsüklügü kilo aliminin ve kilo verilememesinin önemli nedenlerinden birisidir. Bu kisilerde yemek sonrasi kan sekeri düser ve arkasindan tatli yeme istegi olusur. Bu nedenle yapilan tatli atistirmalari kilo alimina neden olur. Pankreas bezinden asiri insülin hormonu salgilanmasi ile kendini gösteren insülin direnci denilen hastalikta kanda yüksek miktarlarda bulunan insülin hormonu kan sekerinde düsmeler yaparak kilo alimina katkida bulunmaktadir. Bu nedenle zayiflayabilmek için bu yüksek insülin düzeylerinin azaltilmasi gerekir. Bazi ilaçlar, kilo verme ve spor yapmak insülin hormonunu azaltarak kilo vermeye ilave katkida bulunur. Insülin hormonu yüksek kisilerde zayiflama olsa bile tekrar kilo alimi olmaktadir.
Böbreküstü bezinin asiri çalismasi durumunda bu bezden fazla miktarda
kortizol hormonu üretilir. Kortizol hormonunun fazlaligi ise, vücutta özellikle karin ve ensede yag birikimine ve fazla kiloluliga neden olur. Bazi hastaliklarin tedavisinde kullanilan kortizon ilaci da ayni mekanizma ile kilo alinmasina neden olmaktadir.
Kadinlarda fazla kiloluluga neden olan önemli bir hormon hastaligi da
polikistik over sendromu denen ve yumurtalikta kist olusmasi, tüylenme ve adet bozuklugu ile kendini gösteren hastaliktir. Bu kadinlarin önemli bir kisminda fazla kilo ve seker hastaligi görülür. Adet bozuklugu, tüylenme ve fazla kilolu olmanin bir arada oldugu bu hastalarda yumurtaliklarin incelenmesi ve bu hastaliga yönelik tedavilerin yapilmasi gerekir. Bu sekilde tedavisi yapilmayan kadinlarin zayiflamasi zordur.
Kadinlarda süt salgilatan hormon olarak bilinen,
prolaktin hormonunun fazla salgilanmasi da kilo almaya yol açan bir hormon bozuklugudur. Prolaktin hormonu beynimizde bulunan hipofiz bezinden salgilanir. Hipofiz bezindeki tümörler asiri prolaktin hormonu salgiladiginda adetlerde bozulma, memeden süt gelmesi, tüylenme ve kilo alimi olur.
Yukarida belirtildigi gibi zayiflamak için önce altta yatan nedeni yani hormon bozuklugunu saptamak gerekir. Diyet yapmadan önce bir Endokrin uzmanina basvurunuz.
ZAYIFLAMA HAREKETLERI
Kalici zayiflamak için sizde mevcut olan hormon bozuklugunun saptanmasi gerekir. Aksi takdirde kilo verseniz bile hizla alirsiniz. Bu nedenle diyet ve spor yapmadan önce bir endokrinoloji uzmanina basvurarak hormon analizi yaptirmaniz gerekir.
KALICI ZAYIFLAMA için su konularin degerlendirilmesi gerekir:
- Zayiflamanin önündeki 14 engelin analiz edilmesi
- Uzun süre tok tutan düsük 'GI'li gidalarin ögrenilmesi
- Açlik duygusunu yenmenin ögrenilmesi
- Kalici zayiflama için hormon analizi
- Metabolizma hizini artiran gidalar
- Kilo veremediniz, çünkü…
- Beslenme sekinin degisimi
- egzersiz
- Kiloya neden olan ilaçlarin ögrenilmesi
- Ilaca ne zaman basvurulacaginin ögrenilmesi
HORMONLARINIZI TANIYIN
Bazi hormon bozukluklari kilo almanin önemli bir nedenidir. Fazla kilolu bir kiside bu hormon hastaliklarinin olup olmadigi mutlaka arastirilmalidir. Kilo almanin sik görüldügü hormon hastaliklari, siklikla tiroit bezi yetmezligi veya böbreküstü bezinin asiri çalismasidir.
Tiroit bezi boynumuzda bulunan, kelebek seklinde bir salgi bezidir ve metabolizmamizi kontrol eden tiroit hormonlarini salgilar. Tiroit hormonlarinin T3 ve T4 olmak üzere iki tipi vardir. Bu hormonlar az salgilandiginda,
hipotiroidi dedigimiz hastalik olusur, metabolizma az çalisir ve sonunda kilo alinir. Tiroit ameliyati geçirenlerde, Hashimoto tiroiditi denen tiroit hastaligi olanlarda ve 50 yasindan sonra kadinlarin çogunda tiroit bezi yetmezligi gelisir. Bu kisilerde halsizlik, yorgunluk, el ve yüzde sisme, unutkanlik, kan yaglarinda yükseklik ve en önemlisi kilo alma olur. Fazla kilolu kisilerde mutlaka tiroit hormon tetkiklerinin yapilarak tiroit bezinin az çalisip çalismadigi kontrol edilmelidir. Tiroit bezi yetmezliginin tedavi edilmedigi fazla kilolu kisilerde kilo vermek çok zordur. Bu hastalarda tiroit hormonu tedavisiyle TSH hormon düzeyinin normal sinirlarda olmasinin saglanmasi gerekir.
Reaktif hipoglisemi dedigimiz kan sekeri düsüklügü kilo aliminin ve kilo verilememesinin önemli nedenlerinden birisidir. Bu kisilerde yemek sonrasi kan sekeri düser ve arkasindan tatli yeme istegi olusur. Bu nedenle yapilan tatli atistirmalari kilo alimina neden olur. Pankreas bezinden asiri insülin hormonu salgilanmasi ile kendini gösteren insülin direnci denilen hastalikta kanda yüksek miktarlarda bulunan insülin hormonu kan sekerinde düsmeler yaparak kilo alimina katkida bulunmaktadir. Bu nedenle zayiflayabilmek için bu yüksek insülin düzeylerinin azaltilmasi gerekir. Bazi ilaçlar, kilo verme ve spor yapmak insülin hormonunu azaltarak kilo vermeye ilave katkida bulunur. Insülin hormonu yüksek kisilerde zayiflama olsa bile tekrar kilo alimi olmaktadir.
Böbreküstü bezinin asiri çalismasi durumunda bu bezden fazla miktarda
kortizol hormonu üretilir. Kortizol hormonunun fazlaligi ise, vücutta özellikle karin ve ensede yag birikimine ve fazla kiloluliga neden olur. Bazi hastaliklarin tedavisinde kullanilan kortizon ilaci da ayni mekanizma ile kilo alinmasina neden olmaktadir.
Kadinlarda fazla kiloluliga neden olan önemli bir hormon hastaligi da
polikistik over sendromu denen ve yumurtalikta kist olusmasi, tüylenme ve adet bozuklugu ile kendini gösteren hastaliktir. Bu kadinlarin önemli bir kisminda fazla kilolulik ve seker hastaligi görülür. Adet bozuklugu, tüylenme ve fazla kiloluligin bir arada oldugu bu hastalarda yumurtaliklarin incelenmesi ve bu hastaliga yönelik tedavilerin yapilmasi gerekir. Bu sekilde tedavisi yapilmayan kadinlarin zayiflamasi zordur.
Kadinlarda süt salgilatan hormon olarak bilinen,
prolaktin hormonunun fazla salgilanmasi da kilo almaya yol açan bir hormon bozuklugudur. Prolaktin hormonu beynimizde bulunan hipofiz bezinden salgilanir. Hipofiz bezindeki tümörler asiri prolaktin hormonu salgiladiginda adetlerde bozulma, memeden süt gelmesi, tüylenme ve kilo alimi olur.
Yapilan bilimsel çalismalar kanlarinda kalsiyum düzeyi az olan kisilerde zayiflamanin zor oldugunu göstermistir. Bu nedenle zayiflamak isteyen bir kisinin yeteri kadar kalsiyum almasi gerekir.
Zayiflamak Için Ne Yapmali?
Zayiflamak için 3 araç vardir. Bunlar:
1-Davranis veya yasam tarzi degisikligi
2-Saglikli beslenmek veya GI diyeti
3-Egzersiz
Zayiflamak isyeten kisinin eski aliskanliklarini degistirmesi, glisemik indeks diyeti uygulamasi ve egzersiz yapmasi gerekir.
ILK ADIM: YASAM TARZI DEGISIKLIGI YAPMAK
Yeme Aliskanliklarinizi Degistirin
Bir kisinin yemek yeme sikligi, nerede yemek yedigi, yemegin miktari, yemek yerken ruhsal durumunun nasil oldugu ve yaptigi hareketler kilo verme açisindan önemlidir.
Yeme öncesi ve sonrasi nasil bir psikolojik durum kazanildigi da büyük önem tasir.
Fazla kilolu kisilerin üzüntü veya kizginlik gibi durumlarda asiri yemek yedigi bilinmektedir. Bu ögrenilmis bir davranistir ve amaç negatif durumu yani üzüntü ve sikintiyi düzeltmektir. Sevinçli ve neseliyken ise durum bunun tam tersidir.
Üzülüp sikildiginda asiri atistiran veya tikanircasina yemek yeme nöbetleri yasayan kisilerin, psikolojik destek alip tedavi olmasi gerekir. Bu kisilerin yeme aliskanliklarini degistirmesi de çok önemlidir.
Tekrarlayan asiri miktarda yemek yeme nöbetleri kilo alimini artirir. Fazla kilolularin %30’u bu sekilde davranir ve bunun kontrol edilmesi tedavinin baslangicini olusturur.
Yeme aliskanliklarini degistirmek için asagida siralanan önlemler faydalidir:
Günde üç defa ana ögün 3 defa da ara ögün yemek; ayni saatlerde yemek yemek; evde ayni yerde oturarak yemek yemek; yenen yiyecege konsantre olmak; yemek yerken gazete okumamak ve televizyon seyretmemek; porsiyonlarin ve tabaklarin ufak olmasi; az miktarda yemek pisirmek; her lokmadan sonra çatalin veya kasigin masaya birakilmasi, yani yemegi yavas yemek, iki lokma arasinda su içmek ve yiyecek alisverisine aç karnina degil yemekten sonra gitmek, acikinca tatli yerine meyve yemek
Yasam tarzi degisikliklerinden en önemlisi beslenme seklini degistirmektir. Gidalarin seçimine dikkat etmek, düsük glisemik indeksli gidalarla beslenmek önem tasir. Hergün çikolata yiyorsaniz bu aliskanliktan kurtulmak, kola içiyorsaniz onun yerine su içmek gerekir. Eger bu tür davranis degisiklikleri yapmazsaniz sadece az yemekle belki kisa bir süre zayiflarsiniz ancak sonra tekrar kilo alirsiniz.
Davranis degisikliklerinden en önemlisi hareketli olmaya çalismaktir. Çalistiginiz yerde aksama kadar masa basinda oturmak yerine saat basi bes-on dakika ayaga kalkip dolasmak, ögle arasi biraz yürümek veya aksam mümkünse biraz yürümek faydalidir. Hareketi artirdikça zayiflamaya basladiginizi göreceksiniz. Aksam eve gelince televiyon basina oturup yatincaya kadar bir seyler yemek yine kilo alinmasinin en önemli nedenidir.
Bol Su Içiniz
Ülkemizdeki en önemli sorunlardan birisi su içme aliskanligi olmamasidir. Saglikli bir yasam için günde en az 2-2.5 litre su içmek gerekir. Yeterli ve bol su içen kisilerde fazla kilolulik daha az görüldügü gibi çesitli hastaliklara daha az yakalandiklari ve yaslanmanin geciktigi ortaya konmustur. Günde en az 8 bardak su içmeyi aliskanlik haline getirmek gerekir. Az su içtiginizde idrarin rengi koyulasir. Idrar rengine bakarsa da az su içip içmedigimizi anlayabilirsiniz. Koyu sari idrar varsa az su içiyorsunuz demektir. Normalde idrar beyaz veya açik sari renkte olur. Bu nedenle idrar rengi açik oluncaya kadar su içiniz.
EN ÖNEMLI ADIM: GLISEMIK INDEKS DIYETI YAPINIZ
Zayiflamada hormon analizi sonrasi yapilacak en önemli adim GI diyeti seklinde beslenmektir.
Glisemik Indeksle Ilgili Bazi Pratik Noktalar:
Karbonhidratlari seçerken düsük glisemik indeksli olanlari seçmek gerekmektedir.
1.Rafine karbonhidratlar yani beyaz un ve rafine tahildan yapilmis karbonhidratlar yüksek glisemik indekslidir.
2.Beyaz ekmek yüksek glisemik indekslidir.Tam bugday veya kepek az GI’lidir.
3. Diyetteki lif orani artinca GI’i azalir.
4.Karbonhidrat içinde amiloz ve amilopektin vardir. Amilopektin fazlaysa kan sekeri daha çok artar Amilopektini fazla olanlar ekmek, beyaz patates, beyaz un, amiloz içerenler ise tam tahillar,hububatlar ve tatli patetesdir.
5. Rafine olanlar rafine olmayanlardan dah fazla glisemik indeksi artirir. Rafine demek islenmis fabrikaya girmis gida demektir. Rafine olan karbonhidratlar beyaz ekmek, beyaz pirinç, kurabiye,meyve sulari, sekerlerdir. Rafine olmayanlar dogal halde bulunanlar olup GI’i düsüktür. Bunlar daha fazla lif veya posa içerir. Örnek olarak sebze meyve, badem, ceviz, bezelye verilebilir.
BÖLGESEL ZAYIFLAMA
Kadinlrda kilo yapan veya kilo aldiran nedenlerin çogu altta yatan bazi hormon bozukluklaridir. Devamli kilo alan, diyet yaptigi halde kilo veremeyen bir kadinda bazi hormon bozukluklarinin arastirilmasi gerekir.
KADINLARDA KILO YAPAN HORMON BOZUKLUKLARI
1. Polikistik over yani yumurtalik kisti
2. Guatr yani tiroid hormon bozukluklari
3. Insülin direnci
4. prolaktin hormon yüksekligi
5. Hashimoto hastaligi
6. Tiroid bezi iltihaplari
7. depresyon
8. Seker düsüklükleri
Yukarida sayilan hormon bozuklari bir Endokrin uzmani tarafindan degerlendirilir ve uygun tedaviler yapilir. bu hormon bozukluklari tedavi olmadan yapacaginiz diyetlerle kilo verseniz bile hizla geri alirsiniz.
HORMONLAR VE KILO
Tiroid bezi boynumuzda bulunan, kelebek seklinde bir salgi bezidir ve metabolizmamizi kontrol eden tiroid hormonlarini salgilar. Tiroid hormonlarinin T3 ve T4 olmak üzere iki tipi vardir. Bu hormonlar az salgilandiginda,
hipotiroidi dedigimiz hastalik olusur, metabolizma az çalisir ve sonunda kilo alinir. Tiroid ameliyati geçirenlerde, Hashimoto tiroiditi denen tiroid hastaligi olanlarda ve 50 yasindan sonra kadinlarin çogunda tiroid bezi yetmezligi gelisir. Bu kisilerde halsizlik, yorgunluk, el ve yüzde sisme, unutkanlik, kan yaglarinda yükseklik ve en önemlisi kilo alma olur. Fazla kilolu kisilerde mutlaka tiroid hormon tetkiklerinin yapilarak tiroid bezinin az çalisip çalismadigi kontrol edilmelidir. Tiroid bezi yetmezliginin tedavi edilmedigi fazla kilolu kisilerde kilo vermek çok zordur. Bu hastalarda tiroid hormonu tedavisiyle TSH hormon düzeyinin normal sinirlarda olmasinin saglanmasi gerekir.
Reaktif hipoglisemi dedigimiz kan sekeri düsüklügü kilo aliminin ve kilo verilememesinin önemli nedenlerinden birisidir. Bu kisilerde yemek sonrasi kan sekeri düser ve arkasindan tatli yeme istegi olusur. Bu nedenle yapilan tatli atistirmalari kilo alimina neden olur. Pankreas bezinden asiri insülin hormonu salgilanmasi ile kendini gösteren insülin direnci denilen hastalikta kanda yüksek miktarlarda bulunan insülin hormonu kan sekerinde düsmeler yaparak kilo alimina katkida bulunmaktadir. Bu nedenle zayiflayabilmek için bu yüksek insülin düzeylerinin azaltilmasi gerekir. Bazi ilaçlar, kilo verme ve spor yapmak insülin hormonunu azaltarak kilo vermeye ilave katkida bulunur.
Böbreküstü bezinin asiri çalismasi durumunda bu bezden fazla miktarda
kortizol hormonu üretilir. Kortizol hormonunun fazlaligi ise, vücutta özellikle karin ve ensede yag birikimine ve fazla kiloluluga neden olur. Bazi hastaliklarin tedavisinde kullanilan kortizon ilaci da ayni mekanizma ile kilo alinmasina neden olmaktadir.
Kadinlarda fazla kiloluluga neden olan önemli bir hormon hastaligi da
polikistik over sendromu denen ve yumurtalikta kist olusmasi, tüylenme ve adet bozuklugu ile kendini gösteren hastaliktir. Bu hastalikta en önemli bulgu insülin hormon yüksekligi veya insülin direncidir. Bu nedenle de polikistik over sendromu olan kadinlarin önemli bir kisminda fazla kilo ve seker hastaligi görülür. Adet bozuklugu, tüylenme ve fazla kilolu olmanin bir arada oldugu bu hastalarda yumurtaliklarin incelenmesi ve bu hastaliga yönelik tedavilerin yapilmasi gerekir. Bu sekilde tedavisi yapilmayan kadinlarin zayiflamasi zordur.
Kadinlarda süt salgilatan hormon olarak bilinen,
prolaktin hormonunun fazla salgilanmasi da kilo almaya yol açan bir hormon bozuklugudur. Prolaktin hormonu beynimizde bulunan hipofiz bezinden salgilanir. Hipofiz bezindeki tümörler asiri prolaktin hormonu salgiladiginda adetlerde bozulma, memeden süt gelmesi, tüylenme ve kilo alimi olur.
Yapilan bilimsel çalismalar kanlarinda kalsiyum düzeyi az olan kisilerde zayiflamanin zor oldugunu göstermistir. Bu nedenle zayiflamak isteyen bir kisinin yeteri kadar kalsiyum almasi gerekir.
Eriskin kadinlar özellikle gebelik ve emzirme döneminde, dogum kontrol hapi kullanirken ve menopoz döneminde kilo alirlar. Dogum sayisi arttikça alinan kilolarda artma olmaktadir. Bu dönemlerde kadinlarin kilo almamak için beslenmelerine dikkat etmesi ve egzersizi birakmamasi gerekir. Kilo alan bir kadinin dogum kontrol ilaçlarini kullanmamasi gerekir. Menopoz döneminde ortaya çikan kilo alma olayi kanda kadinlik hormonu denilen östrojenin azalmasi neticesinde olusur. Azalan östrojen hormonu çesitli mekanizmalarla kilo alimi yapmaktadir. Menopoz tedavisi için ilaç alinsa bile kandaki östrojen hormonu tam olarak düzelmedigi için de menopozdaki kadinlarda kilo vermede sikintilar olmaktadir. Bu hastalarda diyet, egzersiz ve bazi zayiflama ilaçlari faydali olabilmektedir.
